Uçuş Dispeçerinin Tarihçesi (1925 öncesi)

Özellikle 1830’da telgrafın icadından sonra, mesajları iletmek ve trenin ilerlemesini izlemek için raylar boyunca hatlar oluşturuldu. Bu, demiryolu endüstrisinde kontrolün sürdürülmesi ve nakliye ilerlemesinin izlenmesi için çok önemliydi (Harden, 2006).  İstasyon telgraf operatörünün ana görevi demiryolu trafiğiydi. Her istasyon telgraf operatörü, demiryolu hattının kendi bölümü boyunca tren hareketlerini izleyip gerekli durumlarda müdahale ediyordu. “Her zaman her trenin tam konumunu bilmek, ölümcül bir tren enkazını veya kazayı önlemede çok önemliydi” (Harden, 2006). Demiryolu taşımacılığında güvenliği sağlamak için operatörler trafik koşullarını ve raylardaki trafiği yakından takip ediyorlardı. İlk olarak demiryolu taşımacılığında ortaya çıkan bu iş kolunda çalışan operatörlere sevk memuru diğer adıyla dispeçer denmekteydi.


Lawrence Sperry Ekim 1916’da yaptığı deneyde, Mors kodunu kullanarak uçuştaki bir uçakla iletişim kurmaya çalıştı. Bu deneyde çift kanatlı uçağın üst kanadının ön kenarına takılan üç projektörün kullanımı ile Mors kodu bu projektörlerle de kullanılabilir  ve telgraf anahtarı gibi çalıştırılabilirdi.


Yine 1916’da başka bir testte, New York Long Island’daki Birleşik Devletler Ordusu Havacılık İstasyonundan Dr. Lee de Forest tarafından uçaklara uygulamak için icat edilen bir kablosuz telgraf ve telefon setininin başarıyla kullanıldığı kayıtlara geçti. Üç yıldan kısa bir süre sonra, W. Knight’ın (1919) “Havacılığa Uygulanan Kablosuz Telgraf” başlıklı ayrıntılı bir makalesi Havacılık ve Havacılık Mühendisliği’nde yayınlandı. Knight’ın makalesi, uçuş halindeki uçaklarla pozitif iletişimin mutlak gerekliliğini gözler önüne seriyordu. Bu iletişim ihtiyacı, ordu pilotlarının 1918’de posta göndermeye başlamasıyla özellikle önemli hale geldi (Stroud, 1977).


15 Mayıs 1918’de Amerika Birleşik Devletleri’nde organize ticari hava hizmeti başladı. Posta servisi New York ve Washington’dan posta göndermeye başladı. Bu rota ticari olarak başarısız olmasına karşın hava posta hizmetinin oluşmasını sağladı. New York’tan Washington’a giden rota, Posta Hizmetleri’nin 2,680 millik kıtalararası hava posta yolunun yaratılmasıyla sonuçlandı. Hava Posta Servisi, değiştirilmiş I.Dünya Savaşı’nda kullanılan DH-4 uçağını kullanarak posta taşımacılığı yapmaya başladı.


Teknik olarak ilk uçuş dispeçerleri ABD Postane Departmanı için çalışmaya başlamıştır. 1920’lerde ABD Postane Departmanı kıtalararası hava posta yolları boyunca ilk hava posta radyo istasyonlarını kurmaya başlamış ve bu istasyonlarda görevlendirilen personel dispeçer adıyla anılmıştır.


1925 tarihli Hava Posta Yasası, Postane Departmanına, postayı taşımak için havayolları ile sözleşme yapma yetkisi verdi ve bu mevzuat karlı bir ticari havayolu endüstrisinin yaratılmasını kolaylaştırdı. Yeni uçuş dispeçerleri istihdam edilmeye başlandı. İlk uçuş dispeçerleri muhtemelen 1926-1927’de istihdam edildi.

error: Content is protected !!